içerisinde ; ihtiyaçtan acil satılık kuruyemiş dolabı ya da
ihtiyaçtan satılık 65 yıllık kobra yılanı derisi bile bulabileceğiniz sınır tanımayan ilan gazetesi.
#405417
nick: Deli saçması
nesil: birinci
durum: yazar
sagopa kajmer aforizmaları #377505
bilmukabele #233323
monoton #264188
uygurlar #258227
ölüm #263166
içerisinde ; ihtiyaçtan acil satılık kuruyemiş dolabı ya da
ihtiyaçtan satılık 65 yıllık kobra yılanı derisi bile bulabileceğiniz sınır tanımayan ilan gazetesi.
türkçe çevirisi ;
sana itiraf edecekleri vardı
fakat zamanın yoktur
öyleyse boşver
bitene kadar bekliyceksin
ona hiç göstermediğin şeyin açığa çıkmasını
çok az, dahası çok geç
direnmeye çalışmak boşuna
gittin ve onu kaybettin
artık hayatında yok
ihtiyacım var görebiliyormusun
ve daha fazlası için yalvarıyorum
şu ana kadar verebildiğinden fazlası için
ve bana tapmanı istemiyorum,
beni görmezden gelmeni istemiyorum,
bunlar seni eğlendirdiği zaman.
bunu kendim halledeceğim
her pisliğe bulaştım
sen hala mahvetmek istiyorsun
büyük bi hata yaptığımı kanıtlamak için
direnmeye çalışmak boşuna
gittin ve onu kaybettin
hayatından gitti
3. uno
enfes bir muse parçasıdır.
ayrıca enfes bir klibi vardır ;
http://www.ktunnel.com/inde...b29c0ae10dc353316251
sözleri ;
this means nothing to me
'cause you are nothing to me
and it means nothing to me
that you blew this away
'cause you could have been number one
ıf you only found the time
and you could have ruled the whole world
ıf you had the chance
you could have been number one
and you could have ruled the whole world
and we could have had so much fun
but you blew it away
you're still nothing to me
and this is nothing to me
and you don't know what you've done
but i'll give you a clue
you could have been number one
ıf you only had the chance
and you could have ruled the whole world
ıf you had the time
you could have been number one
and you could have ruled the whole world
and we could have had so much fun
but you blew it away
you could have been number one
and you could have ruled the whole world
and we could have had so much fun
but you blew it away
türkçe çevirisi ;
bunun benim için hiçbir anlamı yok
çünkü sen benim için hiçbirşeysin.
ve bunu yitirmenin
benim için hiçbir anlamı yok.
çünkü sen bir numara olabilirdin
sadece zamanın olsaydı.
ve bütün dünyayı yönetebilirdin
eğer şansın olsaydı.
sen bir numara olabilirdin
ve bütün dünyayı yönetebilirdin
ve biz çok eğlenebilirdik
ama elinin tersiyle ittin.
sen hala benim için hiçbirşeysin
ve bunun benim için anlamı yok.
ve sen ne yaptığını bilmiyorsun
ama sana bir ipucu vereceğim
sen bir numara olabilirdin
eğer şansın olsaydı
ve bütün dünyayı yönetebilirdin
eğer zamanın olsaydı.
sen bir numara olabilirdin
ve bütün dünyayı yönetebilirdin
ve biz çok eğlenebilirdik
ama elinin tersiyle ittin.
4. acı
acı bu memlekette :
akşam rakımızın yanında meze,
cigaramızdaki dumanın ağırlığı,
dinlediğimiz müziğin ruhudur !.. *
cake grubunun albüme adını veren en iyi parçalarından biridir.
we are building a religion
we are building it bigger
we are widening the corridors
and adding more lanes
we are building a religion
a limited edition
we are now accepting callers
for the pendant key chains
to resist it is useless
ıt is useless to resist it
his cigarette is burning
but he never seems to ash
he is grooming his poodle
he is living comfort eagle
you can meet at his location
but you better come with cash
now his hat is on backwards
he can show you his tatoos
he is in the music business
he is calling you "dude!"
now today is tomorrow
and tomorrow today
and yesterday is weaving in and out
and the bliping white lines
that the airplane leaves behind
are drifting right in front
of the waining of the moon
he is handling the money
he's serving the food
he knows about your party
he is calling you "dude!"
now do you believe
ın the one big sign
the doublewide shine
on the bootheels of your prime
doesn't matter if you're skinny
doesn't matter if you're fat
you can dress up like a solten
ın your onion head hat
we are building a religion
we are making a brand
we're the only ones to turn to
when your castles turn to sand
take a bite of this apple
mr. corporate invents
take a walk through the jungle
of cardboard shanties and tents
some people drink pepsi
some people drink coke
the wacky morning dj
says domocracy's a joke
he says now do you believe
ın the one big song
he's now accepting callers
who would like to sing along
she says, do you believe
ın the one true edge
by fastening your safety belts
and stepping towards the ledge
he is handling the money
he is serving the food
he is now accepting callers
he is calling me "dude!"
now do you believe
ın the one big sign
the doublewide shine
on the bootheels of your prime
there's no need to ask directions
ıf you ever lose your mind
we're behind you
we're behind you
and let us please remind you
we can send a car to find you
ıf you ever lose your way
we are building a religion
we are building it bigger
we are building
a religion
a limited
edition
we are now accepting callers...
for these beautiful...
pendant keychains
6. john lennon
efsanevi ingiliz müzik topluluğu the beatles’ın üyelerinden john lennon’ın, new york’ta yaşadığı dönemki eşyalarının bazıları dün bu kentte açılan “john lennon: new york yılları” adlı sergide sergilenmeye başladı.
sergide, lennon’ın “imagine” şarkısının sözlerini yazdığı peçete, öldürüldüğü gün üzerinde olan kıyafetler ve piyanosunun da aralarında bulunduğu çok sayıda şahsi eşyası bulunuyor. serginin açılışına katılan lennon’ın eşi yoko ono, sanatçının kanlı kıyafetlerini sergiye koyup koymama konusunda tereddüt ettiğini ancak, insanların silahın yol açabileceklerini görmesini istediği için koymaya karar verdiğini söyledi.
*
pek güzel bir depeche mode parçasıdır.
ı would tell you about the things
they put me through
the pain ıve been subjected to
but the lord himself would blush
the countless feasts laid at my feet
forbidden fruits for me to eat
but ı think your pulse would start to rush
now ım not looking for absolution
forgiveness for the things ı do
but before you come to any conclusions
try walking in my shoes
try walking in my shoes
youll stumble in my footsteps
keep the same appointments ı kept
ıf you try walking in my shoes
ıf you try walking in my shoes
morality would frown upon
decency look down upon
the scapegoat fates made of me
but ı promise you, my judge and jurors
my intentions couldnt have been purer
my case is easy to see
ım not looking for a clearer conscience
peace of mind after what ıve been through
and before we talk of repentance
try walking in my shoes
try walking in my shoes
youll stumble in my footsteps
keep the same appointments ı kept
ıf you try walking in my shoes
ıf you try walking in my shoes
try walking in my shoes
now ım not looking for absolution
forgiveness for the things ı do
but before you come to any conclusions
try walking in my shoes
try walking in my shoes
youll stumble in my footsteps
keep the same appointments ı kept
ıf you try walking in my shoes
now ım not looking for absolution
forgiveness for the things ı do
but before you come to any conclusions
try walking in my shoes
try walking in my shoes
youll stumble in my footsteps
keep the same appointments ı kept
ıf you try walking in my shoes
try walking in my shoes
ıf you try walking in my shoes
try walking in my shoes
8. freelove
bu mükemmel parçanın türkçe çevirisi ;
eğer aşktan saklanıyorsan
eğer saklandığın aşksa
nereden geldiğini anlayabilirim
nereli olduğunu anlayabilirim
yeterince acı çektiysen
çektiğin acı yettiyse
ne düşündüğünü anlayabilirim
korktuğun acıları görebilirim
ve ben buradayım sadece
sana özgür aşkı getirmek için
daha açıkçası
bu özgür aşk
kaçma kovalama yok
kayıtsız şartsız
sadece özgür bir aşk
kaçma kovalama yok
kayıtsız şartsız
sadece özgür aşk
ben de senin gibi kaçıyordum
tıpkı senin gibi kaçıyordum
ama sen anlıyorsun neden korkup kaçtığımı
şimdi anlıyorsun korkup kaçmamın nedenini
gerçeği arıyorum
gerçeği arıyorum
ve hiçbir yerde bulamıyorum
hayır hiçbir yerde bulamıyorum
ve buradayım sadece
sana özgür aşkı getirmek için
daha açıkçası
bu özgür aşk
kaçma kovalama yok
kayıtsız şartsız
sadece özgür aşk
kaçma kovalama yok
kayıtsız şartsız
sadece özgür aşk
bak kızım
bu anı almalı
ve sonra bırakmalısın gitsin
hadi karmaşık duygulardan uzaklaşalım
ve sonra ödenmesi gereken hiçbir bedel olmasın
aşktan kaçıyoruz
aşktan kaçıyoruz
ve burada ne yaptığımızı bilmiyoruz
hayır burada ne yaptığımızı bilmiyoruz
buradayız sadece
özgür aşkımızı paylaşmak için
daha açıkçası
bu özgür aşk
kaçma kovalama yok
kayıtsız şartsız
sadece özgür aşk
kaçma kovalama yok
kayıtsız şartsız
sadece özgür bir aşk
9. sms
kısa mesaj anlamına gelen sms günümüzde özellikle genç kullanıcıların vazgeçemedikleri bir özellik. fakat bir de şu 160 karakter sınırı olmasa... sırf bu yüzden pek çok kullanıcı kısaltmalar kullanmak zorunda kalıyor. ama neden kısa mesaj 160 karakter ile sınırlı? niye 150 veya 200 değil de 160? bunun sebebinin teknik bir zorunluluk ile ilgili olduğunu düşünebilirsiniz. fakat işin gerçeği, bu 160 karakter sınırının herhangi bir teknik sebebi yok. bunun tüm suçlusu friedham hillebrand adlı bir alman.
1985 yılında, iletişim araştırmacısı olan friedham hillebrand ve bir kaç meslektaşının önemli bir görevi vardı. görevleri taşınabilir telefonların görüntüleyebilecekleri metin tabanlı mesajlar ile ilgili standartları oluşturmaktı. hillebrand bir mesajın en fazla kaç karakter içerebileceğine karar vermeliydi. daktilosunun başına oturdu ve yazmaya başladı. insanların bir kısa mesajda yazmaları muhtemel rastgele notlar ve sorular yazarak bütün bir kağıdı doldurdu. sonra bu notların hepsini okudu. görünüşe göre 160 karakter her kullanıcı için fazlasıyla yeterli olacaktı ve o günden sonra 160 karakter standart olarak kabul edildi.
işte 160 karakter ile sınırlı kısa mesajın kısa tarihi...